Kredi ve Burslar açıklandı

Kredi ve Burslar açıklandı

Vazgeçtim

Vazgeçtim

Bir Çocuk Sevdim

Bir Çocuk Sevdim

Mecnunun Devesi

Mecnunun Devesi

Kusur Bazen Bizden Kaynaklanır

Kusur Bazen Bizden Kaynaklanır

Akletme Üzerine
Akletme Üzerine

Bizlerin temel sorunu neye, nasıl, niçin ve neden inandıgımızı yeterince sorgulama yapamadığımız veya idrak edemememizdir..

Oysaki ” Kur’an akletmeye bir çağrıdır” desek, abartmış olmayız. Çünkü Kur’an tümüyle insan aklına hitap etmekle ve düşünmeyi, tefekkürü, görmeyi, hatırlamayı, ibret almayı, okumayı, anlamayı,bilmeyi ısrarla vurgulamaktadır.

Akletme düşünme kelimesine benzer ve yakın anlamlı kelimelerin kullanisini da dikkate aldığımızda , her beş yada altı ayetten biri nde ( yaklaşık bin ayet ) düşünmeye vurgu ve yönlendirme vardır.

Hz Peygamber efendimizin yaşadığı dönem bu açıdan altın bir çağdır. Çünkü dinî doğru anlatan örnek ve kul bir peygamber vardır. Sonuçta birinci kaynaktan sahih, sağlam ve doğru bilgiler alınarak uygulanmıştır.

Ancak çok geçmeden Müslümanların yaşadığı topraklarda akletmemin yerine kör taklit ve sorgulamama hakim olmuştur. Onun içindir ki, çıkar grupları şu veya bu şekilde kendilerine atfettikleri ” kutsal ” postları kendilerine ve kendi tebalarına güç devşirmek adına kullanmış ve menfaat grupları oluşturmuş, bir bakıma dinin yasakladığı ” kabilecilik” anlayışını oncelemistir…

Oysa Kur’an hakikati tamamıyla bunun karşısında durarak liyakati ve takvayı öne çıkardığı halde….!!!

Geleneksel anlayışla soru sormayı ,sorgulamayı oteleyen hatta dahada ileri gidilerek ” şeyhin vardır bir bildiği” türünden kutsallar yükleyerek , kismi hikayeciklerle kendine bağlılık seansları uygulayanların ortaya koyduğu sonuç ne yazık ki ortadadır.!!!!??

Oysaki İslam’da, cuma hutbesi okunurken yeterince konuyu anlamayan bir kadın ” ya Ömer şu konuda Allah böyle ifade ederken bizden bu hakkı neden alıyorsunuz ” diyerek mescidde görüşünü dile getirmiştir.

Yaşanmış ornekleri çoğaltabiliriz.Ne yazık ki bizim bugünkü temel sorunumuz bugün nasıl yaşanır olacak, nasıl bize hayat verecek, nasıl bir bakış açısı ile bunlar hayata geçirilecek sorunudur……!!!!Oysa her birimiz bu güzel yaşanmış liklari hem anlatıyor, hem paylaşıyor hem de dilimizden hiç eksik etmiyoruz…!!!

Ortada dağ gibi bir ” Din dili” anlatımı, aktarılımi sorunu varken nasıl ve ne şekilde bu sorun asılır derseniz yeniden imamı Azam in akılcı, dislamayan ve akletmeyi tekrar gundemimize almadıkça, yeniden doğru bir şekilde düşünmeye baslamadikca, neyi niçin yaptığımızı sorgulamadikca, bilmediklerimizi öğrenme konusunda seferber olmadıkça, kimseyi inancından ve veya inancsizligindan dolayı öteki olmasına karşı durmadikca, düşüncelerin serbestçe ve özgür ortamlarda konuşulması, tartışılması saglanmadikca, birbirimize yumrugumuzu değil, kulaklarimizi vermedikçe…..

Yıllardan beri önümüzde dağ gibi birikmiş sorunları ve engelleri kaldırıp atmadikca asla kendisine imrenilen, parmakla gösterilen, sempati duyulan bir toplum haline gelemeyiz.

Nereden başlamalı derseniz, kendimizden, nefsimizden, benliğimizen….Yani ” ene” den, ” ego” dan ” ben” den…..Kibirden, hasetten,riyadan, acizlikten,hirstan,husrandan……..!!!!!

Bütün bunları ayaklar altına alarak yeni bir besmeleyle bir dünya inşa etmek için…..

Bize ilk ayetle emredilen okumaya başlamalı…. düşünmeli, akletmeli, kafamiza takılan soru ve sorunları işin ehline sormalı.,sorgulamali,bir araya gelip konusmali…!!!!!

Aksi takdirde, giderek bu anlayışlarda irtifa kaybederek, birbirimizin zaten hayırlı olan cumasini, feyizli olan ay ve günlerini “hayırlı cumalar” mesaj ve emojileriyle kutlamak bataklığına saplanır kalırız…….!!! ??????

N.Y
Avşar 21.03.2018

  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz